Kördüğüm 6. Bölüm Yorumu
Umut’un Naz’ı, Ali Nejat’ın arabasında görmesinde kalmıştık
geçen hafta, bana göre gereksiz bir tansiyondu bu. Umut peşlerine düştü
düşmesine ama şirketten, Mert’ten telefon gelince sağa çekip takibi bırakmak
zorunda kaldı. Demek ki hayaller üstün geldi acılara... Bu bir. Umut’un buradan
kendine bir mağduriyet çıkarmasını engellediler, bu iki. Umut’un Naz’ı
misilleme ile suçlamasına mahal vermediler, bu da üç. Bölümün hemen başında,
geçen hafta kaldığımız yerden duyduğum rahatsızlığı telafi ettiler.
Gökçe ile Emre’nin ilişkisinin de aşk yalanlarıyla
kandırılan fakir genç kız ve onunla gönül eğlendiren vurdumduymaz zengin oğlan
klişesi gibi başlaması fakat esas kandırılanın seyirci olması, gençlerin
birbirlerini sevmesi ve gayet normal bir ilişki yaşıyor olması da beni
sevindiren bir başka nokta.
Feyza, Kaan’ı Barış sanıyor, Barış’ı koruyamadığı zamanın
acısını Kaan’ı sarıp sarmalayarak çıkarmaya çalışıyor. Elbette o da biliyor
Kaan’ın Barış olmadığını, ama Kaan’ı koruyabilirse Barış’ı koruyamamasının
telafisi olacak belki de. Her ne kadar Neslihan, kendi çıkarları için -ve de Tarık
Bey’in teşvikiyle- Kaan’ı Feyza’nın yanında tutmaya çalışıyor olsa da hepimiz
biliyoruz ki, birileri aksini gerçekleştirmek üzere bu arı kovanına çomak
sokmazsa, Kaan çok iyi gelecek Feyza’ya. Tabii Feyza da Kaan’a. Çünkü Ali
Nejat’ın şahane bir baba olması yetmeyece, annesinin eksikliğini hep
hissedecek Kaan.
Ali Nejat, baba olmayı öğrenirken çocuk olmayı da öğreniyor
bir yandan. Önceki bölümlerde gördüğümüz kısacık ‘flashback’lerde, Tarık Bey’in,
çocuklarının gerçek birer çocuk olmalarına müsaade etmeyen biri olduğuna tanık
olduk. Anlaşılan Feyza ve Ali Nejat hiç çocuk olamamışlar. Şimdi alış verişte,
hamburgercide, kahvaltıda yumurtaya yüz yaparken; yani Kaan’la birlikte olduğu
her an, hem baba olmayı hem de çocuk olmayı öğreniyor Ali Nejat. Feyza, Barış’ın ölümüyle
içindeki çocuğu da kaybetti belki. Ama hâlâ kaybetmediyse, onun da ilacı
yine Kaan.
Ali Nejat’ın dünyayı Kaan’ın etrafında döndürme çabası
eminim herkese tebessüm ettiriyor. Yalnızca iyi bir babanın yazılmış olması
değil, İbrahim Çelikkol’un beni çokça şaşırtan oyunculuğu da bunda büyük bir
etkiye sahip. Sesini, bakışlarını, elini, kolunu kullanışındaki şevkat ve
hassasiyet gerçekten içimize işliyor. Gün geçmiyor ki İbrahim Çelikkol’dan pek
de hazzetmeyen arkadaşlarımdan hayret içerikli mesajlar almayayım; “İyi baba figürü is the new sexy”
diyorlar, ben aracılık etmiş olayım.
“İyi baba figürü is the new sexy” diyolla!
Naz, annesiyle konuşmak isteyince sanıyorum hepimiz boşanma
konusunu açacağını düşündük. Oysa o, geçen bölümün başından devam etti yoluna,
Umut’un Kenan’a olan borcunu ödeyebilmek için evi ipotek ettirmesi gerekiyordu,
bunun için dil döktü annesine. Annesinin Umut’a karşı söylediği bütün olumsuz
sözlere karşı da dimdik durdu Naz. Annesinin aksine, ilişkilerinde mağdur olan
tarafın Umut olduğuna tüm kalbiyle inanıyor ve onun hayatını, hayallerini
yaşamasına engel olduğunu düşündüğü için de kendini Umut’a karşı borçlu
hissediyor. Geçen bölüm öğrendiği ihanet meselesini bu konuya karıştırmayışı da
biz seyirciye atılan bir başka gol. Bu dizide, en çok da hemen hemen her
konunun usul usul, sakince işlendiğini sevdiğimi söylemiş miydim daha önce?
Herkesi biraz da olsa anlıyorum ama Neslihan’ı hâlâ
anlayamadım. Ortalıktan kaybolduğunda Ali Nejat’ın yanında Naz’ın da olduğunu
biliyordu, alışveriş merkezinde Ali Nejat’ın Naz’a hediye aldığını da gördü.
Bunların üstüne Ali Nejat’a “siz iyi bir babasınız ama Kaan’ın bir anneye de
ihtiyacı var” demesi kadar yanlış bir hamle düşünemiyorum. Oğuz’la ne
karıştırdıklarını tam olarak anlayamadık ama, oyun gereği Ali Nejat’a âşık gibi
davranması gerekiyor diye düşünecek oluyorum, bu kez de gece evde tek
başınayken Ali Nejat’ın resimlerine bakıp içlendiğini görüyorum. Nasıl olacak
bu iş?
Hasan Amca’nın her sahnesinde pişmanlığına biraz daha
inanıyorum, kalbim biraz daha acıyor. Çaresizce çırpınışını, ufacık da olsa bir
şeyler yapmaya çabalamasını izlemek gerçekten insanı yaralıyor. Şahane bir
kadro kurmanın yanında, o şahane oyunculara kendilerini gösterebilecekleri
roller yazdıkları için de ayrıca tebrik etmek gerekir diziyi.
Umut’un otomobil projesi, temelde, dışa doğru açılan hava
yastıklarına sahip, ultra güvenlikli bir araçmış. “Bununla siz bile birinin
ölümüne sebep olamazsınız” dedi Ali Nejat’a. Biraz pervasız ama hedefi on
ikiden vuran bir cümle oldu bu. Ali Nejat projeyi satın almaya karar verdi
ve Umut da Kenan’a borcunu ödemek için gereken parayı bulmuş oldu böylece.
Bölümün bence can alıcı sahnesi yine Ali Nejat, Kaan ve Feyza arasında yaşandı. Feyza’nın, yanında
Barış varmış gibi hareket etmesine, Barış’ın sevdiği yemekleri Kaan’a yedirmeye
çalışmasına ve hatta Kaan’a Barış diye seslenmesine Kaan’ın verdiği tepki çok
yerindeydi. Zaten Kaan’a gerçekten bir çocuğun söyleyebileceği sözler
yazılıyor, çok sahici. Ali Nejat, yine bütün şefkatini ve sükûnetini giyinerek
yeğeninin ölümünü, yanında olduğu halde onu koruyamadığını ve Feyza’nın bu
nedenle üzgün olduğunu anlattı. Feyza’nın oğlu da Kaan’ın annesinin gittiği
yere gitmiş; Kaan bu hikâyeyi de gözyaşları ile dinledi.
Sonra birlikte Feyza’nın odasına gittiler ve Kaan, beni de ağlatan bir cümle ile aldı halasının gönlünü: “Lütfen üzülme. Benim adım Kaan ama istersen bana Barış diyebilirsin, benim için önemli değil. Ben hiç üzülmem ama sen de üzülme.” Feyza, acılar aleminden fani dünyaya döndü, sarıldı Kaan’a, sanki yalnızca Kaan’a sarıldığı anlarda nefes alıyormuş gibi bir susamışlıkla. Kaan iyi geceler dileyip çıktığında, Ali Nejat ve Feyza birkaç saniye bakıştılar; aynı çaresizliğe ortak olmanın acısını, aynı çocuğa vermek istedikleri sevgiye karmanın tuhaf ikilemiyle...
Sonra birlikte Feyza’nın odasına gittiler ve Kaan, beni de ağlatan bir cümle ile aldı halasının gönlünü: “Lütfen üzülme. Benim adım Kaan ama istersen bana Barış diyebilirsin, benim için önemli değil. Ben hiç üzülmem ama sen de üzülme.” Feyza, acılar aleminden fani dünyaya döndü, sarıldı Kaan’a, sanki yalnızca Kaan’a sarıldığı anlarda nefes alıyormuş gibi bir susamışlıkla. Kaan iyi geceler dileyip çıktığında, Ali Nejat ve Feyza birkaç saniye bakıştılar; aynı çaresizliğe ortak olmanın acısını, aynı çocuğa vermek istedikleri sevgiye karmanın tuhaf ikilemiyle...
Bu bölümde gördük ki sevgiden ziyade acıların ortaklığı ya
da benzerliğiymiş düğümlerin kaynağı, kördüğümün hammaddesi gözyaşıymış.
* İsmet Özel, Bir
Yusuf Masalı
(Bu yazı ilk olarak 11 Şubat 2016 tarihinde Ranini.tv'de yayınlanmıştır.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder